aramızda otuzikimilyonyediyüzaltmışsekizbin renk var.

24 Eylül 2013 Salı

aşk

hayatımda kimseyi sevmediğim kadar seviyorum seni..
belki ilk kez böylesine..
ne olur anla beni..
kabullenip kabullenmemek sana kalmış tabi..
telaşıma anlam ver..
seni hep ruhumda istememe..
işle istiyorum benliğime..
kokun hep üzerimde..
sesin hep beynimde..
ilk kez böylesine..
ne olur anla beni..
ve git desem bile gitme..


..

23 Eylül 2013 Pazartesi

hayal hırsızı

neden korkuyorum..neden bu içimdeki melankoli..sözlerin ve oyunların..hepsini görüyorum..sen neden görmüyorsun?
hayatımda önemli yer etmiş insanları ilk gördüğüm anları hatırlarım..sonra çocukluğumdaki oyunu oynarım bir ömür hatırlayabilmek için o anı.."bu anı hiç unutmayacağım!"ve işte oradasındır..eminimdir çemberimin bir parçası olacağından..
neden bunca yalan..ve sonra kalp acıtan dürüstlüğün?kimseye dokunmayacağından eminim..bir büyünün ruha işleyen etkisisin..hep var olacak ve hiç olmayacağını bildiğim..
-"dünya üzerinde yaşıyorum ben..ben varım işte..ben varım sevgilim..biz biriz"
bazı şeyleri daha olmadan önce bilebilmek bir yetenek mi lanet mi?
benim lanetim..sen..
şimdi çok mu mutlusun..yaşadığını hissediyor musun..hiç mi özlemiyorsun..hiç mi düşünmüyorsun..
hiçbir şeyi zorla olduramıyor insan..zorla-ya-mıyorum..aşkı herkesin hissediş biçimi farklı mı?
bana bunu yapmaya hakkın var mıydı ya da?nereden geldin?neden?
varlığını bilmezken en azından hayalin vardı..nerede karşılacağız..gözlerin..ellerin..sıcaklığın..
peki şimdi bana ne olacak?
tanrı tarafından gönderilmiş bir hediye misin ıztırabın son halkası mı?
hiç mi yer etmedim içinde ya da nasıl engel oluyorsun beynine?
etrafımdakilerin "temkinli ol" dediği "temkin" ne demek?biri bana bunu açıklasın..nasıl temkinli olacağımı?
ben düşünemiyorum..yiyemiyorum..susamıyorum..uyumuyorum ya da çok uyuyorum..
neden geldin ve bu çocuk oyunları..
o iki kelimeyi söylemek bu kadar kolay mı..
hiç mi üzülmedin hayatında..hiç mi duvar örmedin..ya da senin duvarın bu mu?
-"kaçma benden..ilk defa gibi yaşa.."
canım acıyor lanet olsun..kalbim kanıyor lanet olsun..
seni seviyorum..
Diyemedim, söyleyemedim..
Arkandan gidişine bakarken dönmeyeceğinden eminim işte lanet olsun..
tanrıyı kıskanan sen..yorgun ben..
hayallerimi geri ver hadi..
hadi şimdi gerçekten git ve bir daha geri dönme!

17 Eylül 2013 Salı

inner circle

onca hayatlar geçti içimden..
ben onca hayatların içinden..
şimdi sen..

bazen düşünüyorum..
kim diğerini daha çok savurdu diye..
hırçınlığım bir yanım..diğeri huzur..
zor olmalı senin için de..
notalarda kaybolan minik bir kız..
boya fırçaları ile intihar etmiş bir çocuk..
bizim hikayemiz mi..
neredesin şimdi peki?
ben neden hissetmiyorum..
neden sana karşı bu hissizlik..
aldığım nefesleri seviyorum
ve bir başkasının dudaklarını..

gerçekten öldün mü sen?
gerçekten yok musun şimdi?
ya da benim hafızam silindi..
gülüşünü hatırlamıyorum..
ya da dokunuşunu..
cümlelerini hatırlamıyorum..
yüzünü..
hayır nefret etme benden..
demiştim ben buyum..
sustuğumda unuturum..
peki sen unutabildin mi?
ışıkları açıp hoş geldin hayatıma dediğin günü..
işte sensiz ben böyle yaşayamıyorum dediğini..
saçlarımı taradığını..
dudak dudağa uyuyabildiğini?
bir yanım sen diğeri ölüm diye bağırdığını..
gözlerinin içine bakıp seni seviyorum dediğimde..
şimdi git dediğini..
sonra beni hiç bırakma diye yalvarışını..
ve benim gidişimi..
ben unuttum hepsini..
ne seni seviyorum ne kendimi..

artık başka hayatlar var..
içinden geçtiğim..
yanında köşeucunda durduğum..
seni seviyorum diyemediğim..
ve sen..geride bıraktığım...

fullmoon.

mavi bir dolunay..
hislerim başka bir gerçeklikte..
tamamen yalan olan..
gerçekliğini saklayan..
hep aynı..
ne zaman kaçmaya susasam
beni uyandırıyorsun..
dur demiyorsun..
gitme demiyorsun..
bilmiyorsun bile..
ama sadece
sadece sen oluyorsun..
tüm gerçekliğin ile karşımda..
tüm o aşk içimi kaplayan..
sen bana dürüst oldukça
yalanlarım korkup saklanıyor..
gidemiyorum..
hep daha çok daha çok hissediyorum..

dolunay soluk..
yalnızlığınla ben..
cümlelerin ile ruhum..
söyleyemediğim o iki kelime
kalbimi parçalayan korkum
ışıklar içerisinde..
tam burada..
başbaşayız..
nolur gitme de
ve hiç gitme!

3 Eylül 2013 Salı

uzay.

zamanlar geçiyor..birdirbir oynuyor sanki..hızlıca atlıyor 1 gün diğer günün üstünden..1saat diğerinden..saniyeleri sayamıyosun bile..sonra birden duruyor hepsi..zaman duruyor..algı duruyor..nefes duruyor..kalp duruyor..işte uzayda olmak böyle bişey dedi..
ben hiç uzaya gitmedim bilemem tabi..ama ya her şey aslında çok fazla hızlandıysa ve senin algılarının dışına çıktıysa..aslında sadece durduğunu sanman en büyük yanılsamaysa..ve senin dışındaki herkes ve her şey gerçekliğin farkındaysa..??
evet bende düşündüm bunu ama inanmak noktasında bir tercihte bulundum..zamanı durdurdum..ben inandım..nolur sende bana inan..
elinden tutuyorum ya..uzay ya da değil..gerçek ya da değil..hızlı ya da değil..umrumda da değil..seni olduğun gbi inançlarınla seviyorum..

kalp.

kalbi ısınacak gibi oluyor insanın..karın altında sıcakşarap içmiş gibi oluyor..önce ısıtıyor sonra aslında donduğunu farkedemeyecek kadar sarhoş ediyor..neyin kaygısı neyin korkusu..bu neyin savaşı..
uzun zaman sonra yazmak isteyecek ne vardı..ne hatırlattı..
kalbi korkuyor insanın..içinin sessizliği yüzüne vuruyor..yüzü susuyor..mimiksiz gbi kalakalıyor..sonra ona da gülüp geçiyor..aslında hala derin bir sessizlik hakimken kahkaha atıyor..ne yapacağını nasıl davranacağını bilememenin telaşı olsa gerek bu..ya da bize ta önceleri öğretilen "gül geç konu kapansın"psikolojisi..ben böyle iyiyim dedirtiyor..gül geç buna da..ya da gülüp geçilir her nasılsa..
kalbi unutmuyor insanın..önce yüzlerce defa aynı şarkıyı tekrar ve tekrar dinleyip sonra aylarca dinlememek gibi..ve sonra o şarkı bir yerde çalındığında kulağına, ben bunu biliyorum dermek gibi... sözlerinin çoğu kayıp olsa da en azından nakarattaki bir kaç cümleyi mırıldanırken bulursun ya kendini..sonra yavaş yavaş gelir aklına..ve hatırlarsın..burulur için bir..yine susarsın..içine içine susarsın..demiştim bir yerlerde..her gecen iz bırakır diye..bu izlerle adam olursun diye..artık iz bırakmasın mümkünse..izler insanı bıraksın..bıraksın çeksin gitsin..unutmadıklarından korkmasın artık kalp..korkmaktan yorgun düştü aslında..farketsin.her hücresi, alyuvarları, akyuvarları yorgun..artık iyi olmasın..en azından herkes kadar kötü olsun..ya da emekli olsun..huzurlu olsun..nolur..
oyun oynamaktan bıkıyormuş şu insanın kalbi..nolur uzak durun huzur istiyorum artık diye bağırmak istiyor..çok yoruldum nolur anla demek istiyor..hayal etmek istiyor..büyükmek bu demekse büyümek istemiyorum hiç diyor belkide içten içe..içinde olan sese..kendini bildi bileli aynı o çocuk ses tonuyla içinde konuşan sese..onu terketmeyen ya da terketmediği tek varlığa..oyun arkadaşına..


bazende garipsiyor,yabancılaşıyor kalbi aynı insanın..bir gün bilmeyenin içinden tanıdık biri gelir..sıcaktır,huzur kokar..bir insan başka birinden onu düşünen birkaç cümle duyduğunda bu kadar şaşırmamalı aslında..ki bunun teklifini bile etmemişken..bu kadar garipsememeli..bu kadar mı alıştı acaba sadece kendiyle olmaya..gülüp geçmeye çalıştı konu değişmedi bile..gerçekten önemsiyeni hayatında ilk defa görmenin yabaniliğinde dinledi..şaşkın..şaşkın şaşkın..kalp..insan..sessiz..


10 Ekim 2011 Pazartesi

110 numaralı kapıda bekliyor olacağım..

o filmlerden öğrendiklerimiz neydi ki..hani romantik komedi olanlardan..hani şu içinde uçak sahnesi barındıran türden..kızın farklı bir ülkeye/şehre gidecekken erkeğin son anda türlü zorluklarla yetişip kızı gitmekten vazgeçirdiği o meşhur sahne..hayatınızda kaçınız buna yakın bir şey yaşadınız? biz hep kendimizi o kızın yerine koyup inançla bekliyoruz, biri de bizim için güvenlikleri atlatarak peşimizden koşup, gitme desin diye..ve sonsuza kadar mutlu yaşayalım..
tamamen ütopik...en fazla mesaj atarlar telefona..böyle bir mesaj aldıysanız eğer ütopik olana en yakın gerçeklikde duruyorsunuz..