aramızda otuzikimilyonyediyüzaltmışsekizbin renk var.

26 Mart 2009 Perşembe

cırt.

sonsuz paylaşım ve sonlu vaadler ne zaman sessizleşir..

ne zaman içindekiler dışındayken, kendi içine geri döner..

bu kadar oyuısuz yalansız sözcükler, ne zaman bu kadar kaygılı ve korkulu hale dönüşür..

yine bildiğin gbi gel..

ben zamanları ayarlıyamıorm sanrm..

neysem oyum..

ne eksik ne de fazla..

biraz büyüyorum, biraz söylemiorum..

biri susarsa susup, konuşursa konuşuorum..

ama ne zaman ne yaptım da böyle oldu bilmiorm.

kanarcasına susayıp..su içmiorm da diorum..

açlıktan ölüp, ben yemek yemem de..

asla yalanım değil zaman, sadece güvensizliğm.

martı ve uçurtma 2

artık dinlenmişti..kanatlarını kıpırdatabilmeye başlamıştı..yeniden uçabileceğini biliyordu..uçurtmaya baktı..o kadar mutlu görünüordu ki..kalbini kırmak istemezdi..ama gitmeliydi..ben senin yol arkadaşın olamam, artık kendim uçabilirim nasıl diyecekti..

uçurtma ise evet çok mutluydu..uzun zaman sonra ilk kez bu kadar huzurlu..o benm yol arkadaşım..pusulam da olacak..ve asla yönümü kaybetmicem..umarım..sonra kuyruğundaki martıya baktı...endişesini görüordu..farkındaydı aslında onun içinden söylediği şeylerin..daha sıkı sarıldı..gitme dercesine..gitme dedi..sessiz sözcükler yine kendi içinde yankılandı..ona baktı..ve güldü..nasıl ve neden kaybettiğni bilmiyordu..sadece minik bir gülümseme verebildi o anda o kadar.

"uçurtma..ben biraz daha iyiyim..uçabilirim sanırım artık.." dedi martı..

"tamam, eğer hazırsan bırakıyorum şimdi seni..ve böylece yanımda uçabilirsin" diyip serbest bıraktı onu..içindeki acı ve yalancı mutlu ifadesiyle..

"ben gitmeliyim şimdi..yeniden gelicem elbet..bulucam seni merak etme"

"biliyorum bulacağını ve beklicem seni"

bu bir hoşçakaldı belki de..bunu ikiside biliyor ama bir o kadar emin olamıyordu..

"görüşürüz yol arkadaşım"diyince martı bir minik mutlu gülümseme daha geldi uçurtmadan..martının uzaklaşını izledi..gözleri dolu..bu maviliğin sonunda ne var görmek istio muydu acaba hala..hangi yöne gidecekti..kafası karıştı yine..günlerdir yemek yemediği içindir diye düşündü..açtı ve susuz..ve yine yalnız..ama en çok pusulasız..

22 Mart 2009 Pazar

martı ve uçurtma.

kanatlarımı çırptım..hızlı hızlı..ve daha hızlı..hızla o derin maviliğe doğru çıktım..güneş gözlerimi alıodu..aşaıya da bakamıodum..altımda deniz sonsuzcasına uzanıyordu ışık ve renk oyunlarıla..ve ben çok yüksekteydm..bakamıodum işte..korkuodum..ama en fazla ne kadar yükseğe çıkabilirim görmeliydm bunu..bu maviliğin ötesinde olan ne..ya da neden ay ile birlikte karanlık bi hal alıo..dayanmalıydım..kanat çıpışlarımı ritmik bi hale getirirsem daha az yorulurdum bu da daha fazla mesafe demekti..ama önümü göremiodum..ne yukarıyı ne de aşağıyı..yönümü de bilmiodum..zikzaklar çizio da olabilirdim..dümdüz gidio da..madem göremiorm gözlerimi kapatmak en doğrusu olacaktı..içgüdülerime güvenecektim..minik bir serçenin bile içgüdüsü vardr..kaldı ki ben bir martıyım..daha büyüğüm daha kendine güvenli..ve kapattım gözlerimi..sadece tüylerimin arasından gecen rüzgarı hissediodum..çok yorulmuştum ama değecekti buna..görecektm, anlıcaktım her şeyin nedenini..çok da susamıştım..keşke daha fazla su içseydim die düşünmekten kendimi alıkoyamıodum..dayanmalıydım ama daha fazla dayanamıodum..ne kanatlarım dayanabilirdi ne de o küçük kalbim..zaten gittikçe daha da zor oluodu nefes almak..nefes nefese kalmaktan daha öte bişeydi bu..sanki biri tüm oksijeni çekiomuş gbi..ve  en son gücümle son bir kez daha kanat çırpdım..

hayır düşüodum..hareket edemiodum, nefes alamıodum..öldüğümü bile bile en azından denedim diyebiliodum sadece..onca yüksekten suya düştüğüm zaman parçalara ayrılacak mıydım..ya da belki sadece kemiklerim kırılır..umarm çok canım yanmaz..hareket edemiorum..

ve sonra tekrar yükselmeye başladım..ama ben hareket edemiosam nasıl yükselio olabilirdim ki..

meraba dedi..

bu bir uçurtma..ayağımdan yakalamış kuyruğuyla parçalara ayrılmama sanieler kala hayatımı yeniden vermişti bana..

meraba dedi tekrar..yönümü kaybettim..belki sen bana yardım edebilirsin..ne tarafa uçmam gerektiğini söyleyebilirsin..bağlı olduğum bi ip vardı..beni seven benim de onları asla incitmediğm, yer yer sorumluluk duyduğum insanlar..ama hayallerim de var...görmek istediğm ülkeler..bugün ipimi çözdüm hayallerime gideceğim dedim..sonra yönümü kaybettim..geri de dönemiorm..ve sonra seni gördüm aşağıya düşerken..benim arkadaşım olur musun?..mesela bu derin maviliğin sonunda ne var bilio musn?daha önce hiç gördün mü? şimdi sağa mı dönmeliyim sola mı?ya da belki sadece yukarı doğru yükselmeliyim..sen ne dersin?

dinledm..en az benm kadar çok konuşup bi o kadar da fazla soru soruodu..boynumda bir pusula var dedim yeni yol arkadaşıma..sana verebilirim..böylece hiç kaybolmassın..ve bende merak ediyorum her şeyin en sonunda ne var..

a man from da moon.

planlar yapıyodum..hayallerimi planlıordum..sıraya sokuordum..sonra yeniden bozuyordum..ve yeniden sıralıordm..obsesif bir kısırdöngü bendeki..paylaşmadan, sır kadar gizli saklıordm..kimse bilmesin almasın elimden telaşımdı..telaşlı hayaller yaratıordum sakin ve sabit olanların yanına..paylaşmayı bilmiodum..şımarık tek çocuk misali sığınıordum onlara..

ve sonra..

evvel bir zamanın içinden gelen kalbur samanın altına gizlenmişle tanıştım.al bunlar hayallerim dedim.benim bunlar ama istersen arada sana verebilirm..neden sadece hayal dedi..onlardan başka bişeyim yok dedim..ama her gerçek yaptığn için bir yenisini yaratabilirsin ki dedi..yapamam dedim gücüm yok ne yeni bi hayal taşımaya ne de bir başkasını kaybetmeye..kaybetmiceksin dedi söz veriorm..ve ben verdiğim sözleri tutarm..sana inanıorm dedim.benimle hayal kurar mısın?

yaklaşık 9 saat sonra komadan uyanmadan hemen önce bana iyi geceler diledi..ben şimdilik uyuyorum..ama geri gelicem dedi..beklicem dedim..

teşekkürler hiç bir şey için değilse bile ki aslında çok fazla şey için ama en azından varlığın için...diyemeden gitti.

a little smile.

koşa koşa gitmek varken durdum..önüme baktım uzun zaman sonra ilk kez..bakakaldm öylece..sabit kaldım..bi baktım ne göreym..mutlu gülümsemelerim cebime sıkışmış..cebimin yırtık kenarından dışarı taşmış..dokundum sadece..elime almaya korkarak..çekindim..çekingen bakışlar attım..hadi geri gelin dudaklarıma diye fısıldadım..duyuramadm..hissettirdiğm sanrısıla yeniden dokunmak istedim..biri kaydı düştü parmaklarımdan..eğilemedm..şaşırdım ..hareketsiz..bakışlarımı kaldırdım yukarıya..koşmaya hazırdım..adımımı attım..avucumda bişeyler kıpırdadı..tek, minik çaresiz, masum gülümseme oracıkta duruodu..tam avucumun içinde..korkma dedim incitmem seni..sadece bir öpücük..ve sonra sonsuza kadar seninleyim..o şaşkın ve korkmuş.. dudaklarını uzattı..benm sana güvendğm gbi güven sende bana dedi..öptüm.

20 Mart 2009 Cuma

çocuk.

evet ağladım dinlediğimde..bu kadar biz olduğu için mi..bu kadar gerçek hissettidiği için mi..bensizlik için mi..bi çocuğu öldürdüğü için mi..

dinle bakalm.

Cem Adrian - Bir Melek Ölürken

ağladım-öldüm-sonra bu ölüme ağladm.

anladım no:2

budur.

Cem Adrian düet Pamela Spence - Anladım

gibi yapmak.

birgün yolda yürüodum..2 minik martının konuşmasına kulak misafiri oldum:

kimseye güvenmiyorum.

-yani bana da güvenmiyosun?

evet sana başlarda güvendiğmi sanıp yine kendimi kandırmışım..bana güven verici bi şey mi yaptın..hayır güvenmiyorum kimseye..ya da evet güvenmiyorum kimseye. ve sen de bir kimsesin.hiç kimse değilsin.bir kimsesin.ve bende başka bir kimseyim.kimsesiz.

-ben senin için neler yaptım..nasıl kimsesizim dersin ben varım.

en güzel yalan kendini de kandırınca söylenirmiş.sen önce kendini kandırdın..seni benim için özel kılan da bu oldu zaten.bende kanmış gibi yaptım.GİBİ YAPTIM.kendimi de kandırdım. böylece ikimiz de kanmış olduk.gerçekleri bile isteye görmedm.sana verebileceğim en güzel hediyeydi bu.

-o zaman sende beni kandırdın.

blöfünü gördüm ve arttırdım diyelim.geri alamayacağım bir hediyeydi o artık sana ait.ama bedenini bilememişim.2numara küçük geldi sana.üzerine oturmadı.umursamadn, umursamıyo GİBİ YAPTIM.arada dayanamadm dar mı geldi ne dedim..yok yok tam oldu dedin..senin için zaten her şey dedin ve hayata devam ettin..en göbek yerinden..sonra yine gelip bağırdın hayır dar değil tam bana göre..işte tam bu noktada sağır oldum ve kimsesiz kaldım.

İstediğin GİBİ YAPMAKda serbestsin..ben denedim..sonuç değişmiyor asla..hala kimseye güvenmiyorum.

ve sonra ikisi de uçtu..aynı yöne gittiklerini farketmeden..belki de farketmemiş gbi yapıyorlardır bunu da ben bilemem.

badem.

son 2-3gündür bademciklerim haddinden fazla şişti..evet hadlerini aştılar..bu durum evimin duvarlarının bana bakmasını ve benim de aynı boş bakışlarla onlara bakmamı sağlamadı değil ama bu bana fazla bi şey katmıyor tabi..

çorbamı yapıp, ilaçlarımı alıyorum..bakkal soruyor nasıl oldun, bişeye ihtiacın var mı diye..iyiyim ben diyorum, iyiyim de sizde acaba anne çorbası var mıdır..hani hastalandığın zaman yapılanlardan..bizde o çorbaya "hastaçorbası" denir..aslında bildiğin yoğurtlu çorba..ama annen sen hastalandığın zaman yapıyorsa o bildiğin çorba daha şefkatli bi kıvam alır..yani varsa bi kase "hastaçorbası" alabili miyim?en şefkatli olanından..ve yanına biraz da "anne ilgisi"..üstün açılmış mı, ateşin düşmüş mü, ateşin çıkmış mı, ilaçlarını içtin mi, şu ıhlamuru iç, şu nane limonu iç, o çorba daha bitmedi mi, hemen yatağa küçükhanım!, ayaklarına çorap giy, ben sana sıkı giyin demiyomuyum!, kıyamam güzel yavrum hasta mı olmuş, terledin mi, üşüdün mü, su ister misin ilgisinden alabilir miyim?eğer varsa tabi..hayır yoksa çünkü ben bütün gün kendi annemi düşünüp daha da çok özleyip, bir parça ağlayıp sonra dayanamayıp telefon edip o nasısın diye sorduğunda sırf üzülmesin diye ben çok iyiyim annecim sen nasısın diyeceğim..ve bu durum beni biraz daha yalnız ve biraz daha hasta yapıcak..

tamam hepsini boş verin..ben bi yoğurt alıym..malum çorba yapıcam..

the joker.

*dansetmek istiyorum dedi joker.yanıma geldi ve çılgınca kimseyi umursamadan dansetmek istiorum dedi..yüzümün sürekli gülümsemesi kadar yalancı bi dans olsun, benimle dans edin dedi.

**ama o zaman bende yalancı olurum dedim..seninle yalancı bir dans paylaşmamı istemen haksızlık değil mi?

*kime karşı diye sordu joker

**kendime karşı?

*hayır kraliçem siz gerçekten dansedeceksiniz.siz gözlerinizi kapatıp adımlarıma eşlik edeceksiniz tüm gerçekliğinizle..ve sonra dans bitip gözlerinizi açtığınızda, içinizde kırık bir mutluluk gözlerinizin önünde bir hiçlik olacak...bu yalanın gerçekliğini bilense sadece ikimiz..bu dansı bana lütfedin.

**korkuyorum..doğru adımları bulamassam ya..veya düşersem..bir tam dönüş yerine iki yarım dönüşüm olursa o zaman nolucak..

*2 yarım dönüş 1 tam dönüş eder..korkmayın..uzatın elinizi..benim kadar umursamaz olun..en azından bir kez olsun benmle eğlenmek yerine benimle birlikte eğlenin.. hadi gözlerinizi kapatıp elinizi bana uzatın.

**gülüşünü seviyorum.

yeni.

birgün kulağına güzel bir melodi çalınır..içinde coşkular dolanır.. bu heyecan mı tutku mu yoksa keyif mi?..işte o dersin..bu o şarkı..uzun zamandır seni arıyodum..hoşgeldin arşivime güzel şarkı..hadi günümü güzelleştir..

amy macdonald-this is the life

13 Mart 2009 Cuma

anladım.

bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
kendi yolumu çizdiğimde anladım..
bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
neden hiç ağlamadığını anladım..
ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
çok acıttığında anladım..
fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
yüreğini elime koyduğunda anladım..
''sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
sana ''git'' dediğimde anladım..
biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
git dediklerinde gittiğimde anladım..
sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak,
gerçekten pişman olduğumda anladım..
ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
sevgi emekmiş,
emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..


can yücel

ninca.

kaplumbağam güneşlenirken bacaklarını iyice gerdiriyor..mutlu bi tebessüm beliriyor hemen yüzünde..ya da ben öyle sanıyorum.ama ben de mutlu oluorm hemen.alttarafı keyif çatan minik bir kaplumbağa deme..hayır değil..öyle ama o açıdan değil..alttarafı değil..evet alttarafı da üst tarafı da kaplumbağa..ama öyle demek istemedm..

tamam şöle toparlıorm: o, alttarafı keyif çatan benim minik kaplumbağam.

evet aidiyet no 1.

p.s.: zıplamayı ögretmeye çalışıorm kendisine..eğitim süreci bitince fotoraflarını koyarm.

mixed salad.

beyaz 1 sayfa açtm.

ironi değil.

şaka şaka.

ciddiym.

tamam ne dediğmi bilmiorm.

sustum.

break.

i like my loneliness and the thoughts it brings 
the darkness can sometimes be a pleasure to me 
i stand around on the outside of it peering from the edge 
looking for the answers to the questions i’ll never ask 

it’s from this place we’ll find our peace 
and reconcile our bitterness 
we have to 
break
washed away 


it’s from this loneliness and the fear it brings 
that new doors can open up and be a saviour to me 
so i’ll open my mind, open my heart 
it’s the only way to breathe 
it’s the static of the lights, she said 
so don’t panic 
no, don’t panic

12 Mart 2009 Perşembe

da music in my mind.

natasha atlas-gafsa.

truth.

yalan söyledim..korkuorm..hem de çok..

gitme.

şimdi geliorm yanına..

sarılcam sıkıca..koklıcam doyasıya..

hepsi bir hayal olsa da..

ben geliorm..

sen dur orada..

lonely game for my rainbow.

sadece bir oyundu oynadığımız..

ve sen büyüdün..

artık oyun yok..

misketlerimi torunlarına sakla..

aşkını anlat onlara..

masal gibi..her gece..

ben hayat bulurum onlarda..

ben mi?

bekliorm oyun parkında..

o boş sandığın salıncakta..

ben bekliorm..

hala o çocuk aklımla..

bi daha gelme asla..

yalnız da oynarm nasıl olsa...

wishing star.

ne mi istiorm..

yıldızlar..ya da sadece bi tane..

bi yıldızım olsun..

ya da ben o olaym..

gökte salınaym..

umursamıym..

sevmiyim..düşünmiyim..

sadece parlamak istiorm..

ve gündüz yok olmak..

geceleri verin bana..

benim olsun karanlıklar..

ben sadece parlarım..

dururum öyle..

ya da kayarm belki güzel bir dilek için..

yanıp sönerim hatta..

göz yanılgın olurum..

hadi gözlerini kapat ve bir dilek tut şimdi..

sen dilek tut..

gerçek olsun..

ilk kez gerçekliğin olsun..

sorun değil..ben yok olurm..

sen gerçek ol..

ben zaten yokum.

as known.

hep gidiyorum..ama nereye bilmiorm..korkmuorm..yalnızlıktan..açlıktan veya sussuzluktan..gidiorum işte..hayat yine bildiği gbi gelir..her zamanki gbi..benim çemberlerim ve duvarlarım var..gelsin yine..bildiği gibi..yada bile bile..benm canım yanmaz..benm canım camdan..ateş etsen bile kırılmaz..

ben gidiorm..

ama sen dur olduğun yerde..hayat gbi..bildiğin gbi dur..sabit..benm canım yanmaz..camım kırlmaz..

istersen sende git başka bildiklerine..ben alınmam..gücenmem..kırılmam..

hayat bildiği gbi gelir..sen bildiğin gibi..

ama ben hiç bi şey bilmeden gidiorm.

2 Mart 2009 Pazartesi

the war between love and you.

bu bir savaş değil sevgilim..sevgilim diyorum kızmıyorsun ya... sen varmışcasına yaşamak kaynaklı bi iç çekiş olarak adlandır bunu..evet bu bir savaş değil..yanlış anlaşılsın istemem..yüzümdeki boyaların nedeni tamemen korkum..devekuşununkiyle aynı tatda bi telaş..tatsız bir kırmızı..hayır savaşmıyorum..kalkanlarım ve migferim sana değil asla..sadece acıya..kaygıyla susuşuna..mızraklar mı?her hataya kanan kalbim için aldım onları..boğazıma takılan cümlelerimi çıkartmak için aldım..ben savaşçı olamam sevgilim..savaşçılar kahramandır hep savundukları şey herneyse..ben kahraman olamam sevgilim..ne gücüm var ne de beyaz bir atım..masalın sadece ve sadece masal olduğnu kabul eden hiç bir masal kahramanı da tanımadım..

ben sadece minik bir kızım..masallara inancını kaybetmiş..en değerli oyuncakları yerine seni seçmiş..sevmiş..ben savaşamam sevgilim..savaşta sevgi olmaz..kin olur nefret olur ve siyahımsı koyu renkler..ama bende pembeler ve morlar var gecelerimi bile şeffaflaştıran..bende şeffaf bir sevgi var sana ait olan..oyun hamurlarımdan yaptığım kalpler..çözmeye çalıştığım 5000 parçalık puzzlelar var..elma şeklinde bir hoperlörüm var senin sesini dinlediğim..gözyaşlarım da var bazen nedenini bilmediğim..bilsem de söylemediğim..

ben savaşlara inanmam sevgilim..savaşta siyaset vardır..ben siyaseti bilemem..yalan söylerken kuruyan dilim damağım ve kızaran yanaklarım anlamaz siyasetten..dedim ya..ben minik bir kızım.korkak, şeffaf, renkli, düşünce ağlayan, yalansız, minik bir kız çocuğuyum şefkatine sığınan.yeri gelir hata yaparm, hatta hata üstüne hata yaparım..sen kızma bana sevgilim..çünkü en sonunda hepsinin üstüne en sevdiğin yıldızları serpebilirim..istersen.. sen iste yeter.

ben savaşamam sevgilim..sadece senin isteğinden bağımsız seni severim..senin savaş sandıklarını siler yeniden yazarım..sözler veremem belki..yaşam her şeyin mükemmel olacağı kolaylıkta değil kimse için, ki bize de iltimas geçmez..sanmıyorum..ama gözlerini kapayıp nefes alman yeterli..tekrar dolarım içine tüm iyi niyetimle..küfürsüz dilekler yaratırım en baştan..benim için öl desen de ölmem..ellerini bırakmayacağım bir ömür vaadederim.

sen nerdesin..kimlesin..kimsin..bilmiyorum..ne senin savaşın olurm, ne de seninle savaşırım.ben hep severim..ama istersen susup unuttum derim.bir daha tek kelime etmem.

the song.

heycanlar sensiz..

şiddetin tensiz..

mutluluk mu adın?

ben sadece eksiğim.

telkinler çaresiz..

sabırsız hüzünler beklemede..

kokun hücrelerimde..

kalbin tüm bedende..

sadece biraz eksiğim..

geri ver kelebeklerimi..

istersen kanatsız gelirim..

yanlızca bak ve bir şey söyle bana..

eksik 1 sen bıraktın arkanda..

nefesim,ruhum bak bana ..

eksik 1 ben var sensiz ardında.