aramızda otuzikimilyonyediyüzaltmışsekizbin renk var.

20 Mart 2009 Cuma

badem.

son 2-3gündür bademciklerim haddinden fazla şişti..evet hadlerini aştılar..bu durum evimin duvarlarının bana bakmasını ve benim de aynı boş bakışlarla onlara bakmamı sağlamadı değil ama bu bana fazla bi şey katmıyor tabi..

çorbamı yapıp, ilaçlarımı alıyorum..bakkal soruyor nasıl oldun, bişeye ihtiacın var mı diye..iyiyim ben diyorum, iyiyim de sizde acaba anne çorbası var mıdır..hani hastalandığın zaman yapılanlardan..bizde o çorbaya "hastaçorbası" denir..aslında bildiğin yoğurtlu çorba..ama annen sen hastalandığın zaman yapıyorsa o bildiğin çorba daha şefkatli bi kıvam alır..yani varsa bi kase "hastaçorbası" alabili miyim?en şefkatli olanından..ve yanına biraz da "anne ilgisi"..üstün açılmış mı, ateşin düşmüş mü, ateşin çıkmış mı, ilaçlarını içtin mi, şu ıhlamuru iç, şu nane limonu iç, o çorba daha bitmedi mi, hemen yatağa küçükhanım!, ayaklarına çorap giy, ben sana sıkı giyin demiyomuyum!, kıyamam güzel yavrum hasta mı olmuş, terledin mi, üşüdün mü, su ister misin ilgisinden alabilir miyim?eğer varsa tabi..hayır yoksa çünkü ben bütün gün kendi annemi düşünüp daha da çok özleyip, bir parça ağlayıp sonra dayanamayıp telefon edip o nasısın diye sorduğunda sırf üzülmesin diye ben çok iyiyim annecim sen nasısın diyeceğim..ve bu durum beni biraz daha yalnız ve biraz daha hasta yapıcak..

tamam hepsini boş verin..ben bi yoğurt alıym..malum çorba yapıcam..

Hiç yorum yok: